Hedefim veterinerlikti
Yolun düz olduğunu söylemek isterdim. 12. sınıfta hedefim veterinerlikti. YKS'de istediğim puanı alamayınca biyolojiye yöneldim — ilk seçimim değildi, ama öyle başladı.
Laboratuvarda bir şey eksikti
Lisans boyunca laboratuvarda çok zaman geçirdim: ISO standartlarına göre biyouyumluluk testleri yaptım, gen aktarım yöntemleri üzerine çalıştım, bir yara örtüsü malzemesi geliştirdim. Ama asıl dikkatimi çeken kısım orası değildi.
Sanayi-Ar-Ge işbirliği kuracak projeler için yapılan toplantılarda, o projeleri anlatmak için insanlarla konuşurken kendimi daha canlı hissediyordum. Bunu fark etmem lisansın son senesine denk geldi.
Bunu fark etmek
Şunu net söyleyeyim: laboratuvarın kötü bir yer olduğunu düşünmüyorum, orada öğrendiğim her şeye hâlâ değer veriyorum. Sorun şuydu: saatlerimi dış dünyaya kapalı bir şekilde, deney başında geçirmek istemiyordum.
Ben anlatarak, konuşarak, bir şeyi başkasına aktarırken var oluyordum.
Erken fark etmek, geç fark etmekten daha ucuza geliyor.
Geçiş
Bunu fark etmek bir şeydi, hayatımı ona göre çevirmek başka bir şey. O geçiş yüksek lisansımın ilk senesinde oldu. İçeriden Bi'olog da tam o dönemde doğdu.
Neden mentorluk
Bu hikâyeyi anlatmamın sebebi şu: sana “hep böyle net bir yolum vardı” demiyorum. Aksine yanlış hissettiğim yerde kalmadım, ama onu fark etmem de kabul etmem de zaman aldı.
Mentorluğun bana göre en değerli tarafı da bu: erken fark etmek, geç fark etmekten daha ucuza geliyor.
Sen de bir yerde takıldıysan, bir soruyla başlayabiliriz.